ikas kullanan mağazalarda arama kutusu genellikle sorunsuz görünür: yazarsınız, ürün gelir. Sorun, ziyaretçinin sizin yazdığınız gibi yazmadığı durumlarda ortaya çıkar — ve bu durum sandığınızdan çok daha sık yaşanır.

Bu yazı, ikas altyapısındaki bir mağazada site içi aramanın nerede yeterli kaldığını, nerede tıkandığını ve iyileştirmenin hangi katmanlarda yapıldığını anlatıyor. Genel arama prensiplerini site içi arama optimizasyonu rehberinde ele almıştık; burada odak ikas'a özgü kararlar: temayla ilişki, çok dilli katalog, varyant ve stok görünürlüğü, sonuç sayfasının devralınması.

ikas aramasının çalışma biçimi

ikas'ın site içi araması, ürün adı ve açıklamanın yanında etiket, ürün tipi ve marka gibi alanlarda da eşleşme arar. Bu, kataloğu düzgün etiketlenmiş mağazalarda güçlü bir avantajdır: müşteri ürün adını bilmese bile bir özellik yazarak ürüne ulaşabilir.

Eşleşme mantığı kelime temellidir. Yani yazılan kelime bir ürün alanındaki kelimeyle örtüştüğünde sonuç gelir. İki koşul sağlandığı sürece bu yapı beklendiği gibi çalışır:

  1. Müşteri, aradığı şeyi sizin kataloğunuzda geçen bir kelimeyle yazıyor.
  2. O kelimeyi doğru yazıyor.

Aramanın tıkandığı yerlerin tamamı, bu iki koşuldan birinin bozulmasıdır.

Birinci sınır: yazım hatası

Kelime eşleşmesine dayanan her aramanın ortak sınırı budur. Müşteri ürün adını duyduğu gibi yazar; markalar çoğunlukla yabancı kelimelerden oluşur ve Türkçe klavyede bir harf kolayca kayar. Sonuç, ürünü bilen ve adını neredeyse doğru yazan bir ziyaretçinin "sonuç bulunamadı" sayfasıyla karşılaşmasıdır.

Bunun neden ciddi olduğunu vurgulamak gerekir: arama kutusunu kullanan ziyaretçi, kataloğa göz atan ziyaretçiden farklıdır. Ne istediğini bilir ve yazacak kadar da ister. Sıfır sonuç, sıradan bir boş sayfa değil, en yüksek satın alma niyetli trafiğin kaybedildiği yerdir.

Bu bir ikas kusuru değildir. Yazım hatası toleransı doğası gereği maliyetli ve risklidir; yanlış ayarlandığında alakasız ürünleri listeler. Varsayılan aramalar güvenli olanı seçer. Mağaza sahibi olarak sizin ihtiyacınız farklı olabilir.

Çözümün birinci katmanı: harf benzerliği

Yazım hatasını affeden aramanın klasik yolu, kelimeleri bütün olarak karşılaştırmak yerine üçer harflik parçalara bölüp bu parçaların ne kadarının örtüştüğüne bakmaktır. Bir harfi yanlış yazılmış kelimenin üçlü parçalarının çoğu doğru kelimeyle aynı kalır; dolayısıyla ikisi birbirine benzer sayılır.

Burada kurulumların çoğunun düştüğü bir tuzak var: benzerliğin neyle karşılaştırıldığı. Sorguyu ürün adının tamamıyla karşılaştırırsanız, uzun ürün adlarında kısa sorgu kaçınılmaz olarak düşük puan alır. Ürün adı marka, model, hacim ve tip bilgisiyle uzadıkça bu etki büyür ve doğru ürün elenir.

Doğru yöntem, sorguyu ürün adının içindeki en iyi eşleşen bölümle karşılaştırmaktır. Aynı veri üzerinde iki yöntem arasındaki puan farkı, doğru ürünün listeye girip girmemesini tek başına belirleyecek kadar büyüktür.

İkinci sınır: doğru bulur, fazlasını da getirir

Yazım hatası toleransı açıldığında yeni bir sorun doğar ve bu ilkinden daha sinsidir: arama artık sonuç bulur, ama alakasız sonuçları da beraberinde getirir.

Sebebi etiketlerdir. ikas'ta etiketler aramanın güçlü bir parçasıdır — bu avantajın bedeli, bir yazım hatasının kataloğun büyük bölümünde bulunan yaygın bir etikete benzemesi durumunda aramanın sessizce bir kategori taramasına dönüşmesidir. Ziyaretçi tek bir ürün ararken karşısına onlarca ürün çıkar.

Akla gelen ilk çözüm sabit bir eşik koymaktır: "etiket benzerliği şu değerin altındaysa sayma" gibi. Sorun, o değerin tek bir mağazanın verisine bakılarak seçilmiş olmasıdır. Etiketleme alışkanlığı farklı bir katalogda aynı sayı ya çok gevşek ya çok katı kalır.

Çözümün ikinci katmanı: etiketi nadirliğine göre tartmak

Daha sağlam yaklaşım, sabit eşik yerine her etiket teriminin kataloğun ne kadarında geçtiğine bakmaktır. Mantık sezgisel: bir etiket ne kadar yaygınsa, o etikete takılmak o kadar az şey anlatır.

Yalnızca tek bir üründe geçen bir etiket tam ağırlık alır; kataloğun yarısında geçen bir etiketin ağırlığı belirgin biçimde düşer. Böylece nadir bir etikete isabet eden sorgu güçlü bir sinyal üretirken, yaygın bir etikete takılan yazım hatası sonucu bastıramaz.

Bu yaklaşımın asıl değeri şudur: ağırlıklar kataloğun kendisinden hesaplanır. Yeni bir mağazada elle ayar yapmak gerekmez; etiketleme alışkanlığı ne olursa olsun sistem kendini ona göre kalibre eder. Alan ağırlıkları (ürün adı > etiket > açıklama) ise veriye değil anlama dayanır: ürün adıyla eşleşmek her mağazada açıklamayla eşleşmekten güçlü bir sinyaldir.

Üçüncü sınır: müşteri ürün adını hiç bilmiyor

Şimdiye kadarki her şey, müşterinin ürünü bir şekilde adlandırmaya çalıştığı durumlar içindi. Bazı ziyaretçiler ise ürün adını hiç bilmez, ne aradığını tarif eder: "kışın giyilecek kalın ceket", "hediyelik şık kutulu set", "günlük kullanıma uygun rahat ayakkabı".

Bu sorgularda harf benzerliği hiçbir işe yaramaz, çünkü ortada eşleşecek bir ürün adı yoktur. Gereken şey anlamdır: sorgunun ve ürün açıklamalarının kelimeleriyle değil, taşıdıkları anlamla eşleştirilmesi.

Çözümün üçüncü katmanı: anlam — ama her sorguda değil

Anlam tabanlı arama, metinleri sayısal vektörlere çevirip anlamca en yakın olanları bulmaya dayanır. Güçlüdür, ancak iki gerçek maliyeti vardır: her sorgu için bir vektör üretilmesi gerekir (dış servise gidiş-dönüş) ve bu istek ücretlendirilir.

Arama kutusunun her tuş vuruşunda çalıştığı düşünülürse, her sorguda anlam katmanına gitmek hem yavaş hem pahalı bir kurgudur. Doğru olan, katmanları birbirinin yerine değil sırayla kullanmaktır:

  1. Önce harf benzerliğine dayalı katman çalışır; sorguların büyük çoğunluğu burada çözülür ve ek maliyet üretmez.
  2. Anlam katmanı yalnızca sonuç yetersiz kaldığında ya da sorgu tarif edici olduğunda (üç ve daha fazla kelime) devreye girer.

Pratik sonuç: bir harfi yanlış yazılmış marka adı için anlam katmanına hiç gidilmez — o bir yazım hatasıdır ve harf benzerliği zaten çözer. "kışın giyilecek kalın ceket" için gidilir.

ikas'a özgü kararlar

Çok dilli katalog

ikas çok dilli satışa uygun bir altyapıdır ve bu, aramada baştan karara bağlanması gereken bir ayrıntı üretir: her dilin ürün adı ve açıklaması ayrı ayrı aranabilir olmalıdır. Yalnızca varsayılan dilin alanlarına bakan bir arama, ikinci dildeki ziyaretçiye sürekli sıfır sonuç döndürür ve bu sessizce olur — mağaza sahibi kendi dilinde test ettiği için sorunu fark etmez.

Varyantlar ve stok görünürlüğü

Arama sonuçlarında ürünün mü yoksa varyantın mı listeleneceği bilinçli bir karardır. Aynı ürünün her varyantını ayrı satır olarak listelemek sonuç sayfasını doldurur ve ziyaretçi tek bir ürünü onlarca kez görür. Doğru davranış, ürünü tek satırda gösterip varyant sayısını belirtmektir.

Stok konusunda da benzer bir karar var. Tükenen ürünü aramadan tamamen gizlemek, o ürünü arayan müşteriyi sıfır sonuçla karşılar. Daha iyisi ürünü listede tutup açıkça "tükendi" olarak işaretlemek ve stok geldiğinde haber verme seçeneği sunmaktır; böylece hem sıfır sonuç önlenir hem yüksek niyetli müşteri kaydedilir.

Temayla ilişki

Arama katmanı, temanın kendi arama bileşenini değiştirmek yerine onun üzerine binmelidir: arama kutusuna tıklandığında kendi ekranı açılır, sonuç sayfasına gidildiğinde liste devralınır. Tema dosyalarının içine dağıtılan kod, tema güncellemesinde kaybolma riski taşır. Satın alma öncesi kurulumun hangi yöntemle yapıldığını sormak, ileride yaşanacak "bir güncellemeden sonra arama kayboldu" sorununu baştan önler.

Arama sonuç sayfasını devralmak

Öneri listesi iyileştirildiğinde iş yarım kalır: Enter'a basan ziyaretçi mağazanın kendi arama sonuç sayfasına gider ve orada yine varsayılan sıralamayı görür. Kendi sıralamanızın geçerli olması için bu sayfanın da devralınması gerekir.

Devralmada üç noktaya dikkat edilir:

  • Geçiş perdelenmeli. Aksi halde mağazanın kendi listesi bir an görünür, sonra sizinki onun yerini alır; ziyaretçi iki farklı liste görmüş olur.
  • Perde zaman aşımıyla korunmalı. Bir aksaklıkta perde kalkmazsa sayfa boş kalır. Kendi listeniz gelmese bile perde birkaç saniye içinde mutlaka kaldırılmalıdır.
  • Sayfa tam bir sonuç sayfası olmalı. Ürün adı, fiyat, indirim oranı, ürüne gitme ve mümkünse sepete ekleme; sıralama menüsü, filtreler ve sütun sayısı seçimi. Yalnızca görsel dizen bir ızgara, devraldığınız sayfayı mağazanın kendi sayfasından geriye götürür.

Sıfır sonuç yerine öneri

Bütün katmanlara rağmen sonuç bulunamayan sorgular olacaktır. "Sonuç bulunamadı" yazıp durmak ziyaretçiyi çıkışa yönlendirmektir; bunun yerine kataloğun kendi kelime dağarcığından en yakın karşılık önerilebilir.

Önerinin işe yaraması için iki ayrıntı önemli: öneri arama kutusunun hemen altında ve yazılan metinden büyük puntoda durmalı, masaüstünde Tab tuşuyla kabul edilebilmeli, mobilde dokunulabilir olmalı. Sayfanın dibinde küçük bir not olarak duran öneri, görülmediği için yok sayılır.

Neyi ölçmeli?

Arama iyileştirmesi "daha iyi hissettiriyor" ile değerlendirilemez. Bakılması gereken dört sayı:

ÖlçümNeden önemli
Sıfır sonuç oranıDoğrudan kaybedilen nitelikli trafik; iyileştirmenin en net göstergesi.
Arama sonrası tıklama oranıSonuç geliyor ama doğru mu? Düşükse sıralama alakasız demektir.
Arama yapanların dönüşüm oranıGenelde site ortalamasının belirgin üstündedir; aradaki fark aramanın değerini gösterir.
En çok aranan sıfır sonuçlu terimlerHem arama ayarı hem katalog için yol gösterir: talep var, ürün yok.

Son satır çoğu zaman en değerlisidir. Sürekli aranıp bulunamayan bir terim, bir arama sorunu olmayabilir — kataloğunuzda gerçekten eksik olan bir ürünün habercisi olabilir.

Sık yapılan hata: kataloğu eksik senkronlamak

Bir mağazada arama "kötü çalışıyor" diye incelemeye başladığınızda sorun çoğu zaman algoritmada değil veride olur. Senkron işi başarılı raporlarken kataloğun bir bölümü aktarılmamış olabilir; özellikle katalog yenileme adımı "en iyi çaba" olarak işaretlenmişse başarısızlık işi düşürmez ve sessizce geçilir.

Buradan iki ders çıkar. Birincisi: arama ancak gördüğü ürünü bulabilir; bir arama sorununu incelemeye her zaman "kaç ürün senkronlandı" sorusuyla başlayın. İkincisi: en iyi çaba adımları bile sessizce başarısız olmamalı, en azından uyarı bırakmalıdır.

Özet

ikas'ın varsayılan araması, müşterinin kataloğunuzdaki bir kelimeyi doğru yazdığı durumlar için tasarlanmıştır ve o durumda iyi çalışır. Gerçek kataloglarda ise müşteri kelimeyi yanlış yazar, ürün adını hiç bilmez ya da bir nitelik tarif eder. Üç katman bu üç durumu karşılar:

  • Harf benzerliği yazım hatasını affeder — eşleşen bölümle karşılaştırmak koşuluyla.
  • Nadirlik ağırlığı etiket eşleşmesinin aramayı kategori taramasına dönüştürmesini engeller ve kendini her katalogda otomatik ayarlar.
  • Anlam katmanı ürün adı geçmeyen tarif edici sorguları çözer; her sorguda değil, yalnızca gerektiğinde.

Bunların üzerine devralınmış bir sonuç sayfası, çok dilli katalogda doğru kurulmuş alan eşleşmesi ve ölçülen bir sıfır sonuç oranı eklendiğinde arama, mağazanın en çok kullanılan ama en az bakılan parçası olmaktan çıkar.